Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez: Enerjide hedef tam bağımsızlık

Cumhurbaşkanımız dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefini koyduğunda en büyük yük enerji sektörünün omuzlarındaydı. Bu yüzden “Bağımsız Enerji, Güçlü Türkiye” anlayışıyla hareket ediyoruz

Dünyanın gözü Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarında. Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin başında gelen Türkiye, bölgedeki denklemleri bozdu. Türkiye’nin dik duruşu ve diplomasiye şans tanıyan stratejik adımlarının ardından önce Yunanistan Başbakanı Miçotakis, ardından Fransa Cumhurbaşkanı Macron’dan ılımlı mesajlar gelmeye başladı. Bölgedeki gelişmeleri tüm aşamalarıyla yakından takip eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Türkiye’nin Milli Enerji Hamlesi’ni konuştuk.

50 MİLYAR DOLAR ÖDÜYORUZ

-2015 yılında bir hayalle başlayan Milli Enerji hamlesi nasıl ortaya çıktı?

Türkiye, her yıl enerji ithalatına ortalama 40-50 milyar dolar ödüyordu. Sayın Cumhurbaşkanımız dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefini ortaya koyduğunda burada en büyük enerji sektörünün omuzlarındaydı. Çünkü büyüyen ve gelişen Türkiye’nin kesintisiz, kaliteli ve uygun maliyetli bir enerji arzına ihtiyacı vardı.
Bu nedenle Milli Enerji ve Maden Politikamızın odağına “Bağımsız Enerji, Güçlü Türkiye” anlayışını yerleştirdik. Enerjide tam bağımsız bir Türkiye aynı zamanda ekonomide, diplomaside, güvenlik politikalarında tam bağımsız bir Türkiye demektir. Büyük ideallere yürüyen Türkiye’nin enerjisi ne kadar yerli ve milli olursa küresel gücü ve ağırlığı da aynı oranda artar.

YÜZDE 90 YERLİ TEKNOLOJİ KULLANIYORUZ

-Yerli ekipman ile yerli gemi konusu da çok tartışma konusu. Sismik araştırma konusunda yerli teknolojide hangi noktadayız?

Ülkemizde daha önce uluslararası ortaklıklarla gerçekleşen arama ve sondaj çalışmalarımızı şimdi kendi envanterimizdeki gemilerimizle gerçekleştiriyoruz. Bu süreçte Türkiye Petrolleri bilgi, tecrübe ve know-how noktasında oldukça iyi bir birikim elde etti. Ancak bu operasyonların maliyeti şu an yaptıklarımızdan daha fazlaydı. Üstelik gemiler pek çok ülkeye sondaj hizmeti verdiği için programları bazen bizim takvimimize uymayabiliyordu. Bu da çalışmalarımızın kimi zaman gecikmesine ve daha maliyetli olmasına neden oluyordu.

-Araştırma gemilerinde yerli teknoloji kullanılmaya başlandı mı?

Gemilerimizi envanterimize kattıktan sonra birçok teknolojik geliştirme çalışması yaptık. Örneğin Fatih ve Yavuz 6. nesil ultra derin deniz sondaj gemileri. Satın aldıktan sonra yaptığımız iyileştirme çalışmalarıyla gemilerimiz şu anda 6+ nesil dediğimiz bir üst klasmana yükseldi.

Ayrıca Oruç Reis gemimiz de yüzde 90 yerlilikle Türk tersanelerinde üretildi. Bu gemilerimizin gücüyle sondaj ve sismik arama çalışmalarımızı son derece kararlıkla sürdürüyoruz. Kanuni’nin de hazırlık çalışmaları tamamlandığında beş farklı koldan arama ve sondajlarımızı sürdüreceğiz.

KARADENİZ’DE 1970’LERDEN BU YANA ARAŞTIRMA YAPILIYORDU

-Karadeniz’de ne kadar zamandır doğalgaz arama çalışması yapılıyor?

Uluslararası alanda benzer keşiflerin çok daha geç yapılıyor ancak biz Karadeniz’de 1970’li yıllardan itibaren aramacılığı devam ettiriyoruz. Bu bizim için büyük bir avantaj. Bugüne kadar ortaklıklarla 6 derin deniz kuyusu kazdık ve verileri değerlendirdik. Özellikle son yıllarda çok yoğun 3 boyutlu sismik veri topladık. Bu sayede Karadeniz jeolojisine en hâkim ve en çok veriye sahip ülke olduk. Bu sayede keşfimizi çok daha kısa bir sürede gerçekleştirdik.

-Karadeniz’de bu kadar hızlı sonuç almayı bekliyor muydunuz?

Şimdiye kadar kazdığımız 9 sondajın 8’ini Doğu Akdeniz’de gerçekleştirdik. Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de yürütülen sondaj faaliyetlerini birbirlerinden bağımsız ve farklı teknik proje ekipleriyle yürütüyoruz. Her iki deniz arama alanının jeolojik özellikleri ve hidrokarbon prospektiviteleri birbirinden farklı. Karadeniz’de 1970 yılından günümüze kadar uluslararası petrol şirketleri ve Türkiye Petrolleri tarafından toplam 16 adet deniz arama kuyusu kazıldı. Bu kuyularda her ne kadar hidrokarbon emarelerine rastlanılmış olsa da ekonomik bir keşif yapılamadı. Sadece Akçakoca sahasında keşif yapıldı ve üretim devam ediyor. Tuna-1, Batı Karadeniz’de Sakarya Bloğu olarak isimlendirdiğimiz arama alanında Türkiye Petrolleri’ne ait (%100) ruhsat alanı içerisinde kazılan ilk kuyu olması bakımından da büyük bir öneme sahip.

İLK HABER ALDIĞIMDA BÜYÜK GURUR DUYDUM

-Doğalgazın bulunma haberini nasıl aldınız?

Haberi Türkiye Petrolleri Yönetiminin ve ilgili proje ekibinin bilgilendirilmesi sonucu aldım. Ülkemiz adına büyük bir gurur ve mutluluk yaşadım.

Sakarya gaz sahasında yer alan Tuna-1 kuyusunda 1 ve 2 no’lu arama hedeflerinin sondajı tamamlandıktan sonra kuyu loglarını aldık. Türkiye Petrolleri uzmanlarının test, analiz, detaylı mühendislik çalışmalarının ardından bu rezerv miktarı açıklandı. Uluslararası rezerv ve tahmin yöntemlerini kullandık.

YENİ MÜJDELİ HABERLER BEKLİYORUZ

-Bölgede sondaj faaliyetleri devam ediyor mu? Karadeniz’den yeni müjdeli haberler alacak mıyız?

Bölgede sondaj faaliyetimiz devam ediyor. Kuyumuzun daha derin kısımlarında da potansiyeli olan seviyeler var. Önümüzdeki dönemde buradaki jeolojik modele benzer komşu yapılarda da sondajlarımız olacak. Keşiflerin devamının geleceğine inanıyorum.

TUNA-1’İN GAZ POTANSİYELİ ARTABİLİR

-Tuna-1 kuyusunun rezervinin çok daha fazla olabileceği açıklanmıştı. Sondaj tam anlamıyla ne zaman sonuçlanacak?

Sakarya Bloğunda kazılan ilk kuyu olan Tuna-1 kuyusunda ilk 2 rezervuar katmanında gaz keşfi yaptık. Kuyuda daha alt katmanlarda gaz potansiyeli olabilecek 2 hedef daha söz konusu. Dolayısıyla bu hedeflerinde sondajı yapılacak ve Eylül ayı sonuna kadar kuyunun son derinliği olan 4500 m. olacak. Bu sondajın tamamlanması sonrasında yapının sınırlarının, çoklu rezervuarların kalınlık ve dağılımlarının belirlenmesi ve rezerv belirleme çalışmalarının netlik kazanması için ilave tespit kuyuları kazacağız.

TARİHİMİZİN EN ÖNEMLİ OLAYLARINDAN

-Muhalefet çevrelerinin önemsizleştirmeye çalıştığını görüyoruz. Ne söylemek istersiniz?

Tuna-1 kuyusunda Sakarya Bloğu’nda gerçekleştirdiğimiz keşif tarihimizin en önemli olaylarından birisi. Bulduğumuz ve ileride daha fazlasını bulmayı ümit ettiğimiz kaynaklar tüm milletimizin ortak değerleri ve ortak sevinci. Bu başarının ortaya çıkardığı ekonomik katma değer, ülkemizin ve tüm milletimizin yararına olacak. Bu güzel haberi 83 milyon olarak sevinçle karşıladık.

Son teknoloji sismik, sondaj gemilerimiz ve yetkin teknik ekiplerimiz ile tüm Türkiye’nin çıkarları için mücadele veriyoruz. Tek amacımız yer altındaki tüm gün ışığıyla buluşturmak ve milletimizin hizmetine sunmak. Bizim tek gayemiz, “Büyük ve Güçlü Türkiye” idealiyle çıktığımız bu yolda daha müreffeh bir gelecek bırakmak.

ÜRETİM SENARYOLARI ÇALIŞMALARI BAŞLADI

-Denizde bulunan doğalgazın evlere ulaşma süreci nasıl işleyecek?

Sürece tespit kuyularının kazılması, üretim konseptinin belirlenmesi, detay mühendislik çalışmasının yapılması, gereken yüzey ve su altı tesislerinin inşası ve üretime başlanması şeklinde devam edeceğiz.

Eylül ayının sonuna kadar kuyuda hedeflenen son derinliğe kadar mevcut sondaja devam edeceğiz ve gerekli görülen intervallerin testleri yapılıp tamamlayacağız. Sonrasında 3 boyutlu sismik veriden üretilmiş haritalar üzerinde belirlenecek tespit kuyuları lokasyonlarına sondaj gemilerimizi yönlendirerek en hızlı biçimde Sakarya Bloğu’nun prospektivitesini ortaya çıkaracağız. Söz konusu sondaj bazlı çalışmalar ile eş zamanlı olarak da üretim senaryolarını modelleyeceğiz.

3 YIL BİZİM İÇİN YETERLİ

-3 yılda evlerde kullanılabilecek mi?

Derin deniz arama bloklarında yapılan gaz keşiflerinde saha geliştirme, boru hattı, yüzey tesisleri ve üretim aşamalarının zaman alan çalışmalar. Sakarya Bloğu’nda gaz keşfi yapılan yapı oldukça büyük ölçekli bir yapı olup tıpkı dünyadaki benzer yapılarda olduğu gibi üretim aşamasında farklı fazlarda üretim planlamalarının yapılması kuvvetle muhtemel. Ancak ilk faz üretim için 3 yıllık bir süre yeterli olacak. Doğu Akdeniz’de yapılan Zohr sahasındaki gazın üretimi içinde 3 yıllık sürede bu aşamaların gerçekleştirilmiş olması da bu sürenin yeterli olacağının güzel bir örneği.

AKDENİZ’DE POTANSİYEL ALANLARDA ÇALIŞMALAR DERİNLEŞİYOR

-Yunanistan ve Fransa’nın tansiyonu yükseltmeye başladığı Doğu Akdeniz’de sismik araştırma çalışmaları hangi aşamada?

Barbaros Hayreddin Paşa (BHP) ve Oruç Reis gemilerimiz Akdeniz’in röntgenini çekmeye devam ediyor. BHP ile Lefkoşa-4 projesinde planladığımız 5180 kilometrekare’lik arama-tarama faaliyetimizin yüzde 82,30’unu tamamladık.

Oruç Reis ile Demre-2B projesinde plandığımız 10955 kilometrenin yüzde 10.05’lik kısmındaki veri toplama işlemimizi bitirdik. Doğu Akdeniz’de bugüne kadar toplam 36.554 kilometre iki boyutlu sismik veri ve 47.709 kilometrekare üç boyutlu sismik veri topladık.

Doğu Akdeniz’de Barbaros ve Oruç Reis sismik araştırma gemilerimiz tarafından belirlenen alanlarda 2 ve 3 boyutlu sismik veri toplama çalışmalarına devam ediyorlar. Hali hazırda devam eden sismik veri toplama çalışmalarının tamamlanması sonrasında bölgedeki potansiyel olabilecek alanlarda çalışmalarımız derinleşerek devam edecek.

Login

Welcome! Login in to your account

Remember me Lost your password?

Lost Password