Başkanımız Sn. Cem Aşık ile YK Üyemiz ve ETD Başkanı Sn. Burak Kuyan’ın Gas&Power dergisinde yayınlanan, elektrik ve doğalgaz tarife artışlarını değerlendirdikleri röportajları

EÜD BAŞKANI CEM AŞIK

ELEKTRİK ÜRETİMİNDE KULLANILAN İTHAL YAKIT MALİYETLERİNDE CİDDİ ARTIŞLAR MEVCUT

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki elektrik üretiminde kullanılan ithal yakıt maliyetlerinde ciddi artışlar
mevcut. Doğal gaz fiyatlarına baktığımızda, Rus gazı özelinde, değişimler petrol fiyatlarına endeksli olarak yaklaşık 6 aylık gecikmeyle maliyetlere yansıyor. Sadece o maliyete baktığımızda bile tarifeler bu maliyetin altında kalıyor. Ancak şu andaki talebi sadece boru gazıyla karşılamak da mümkün değil. Dolayısıyla ihtiyaç duyulan miktarları LNG ile tamamlamak zorundasınız ki LNG maliyetleri şu anda boru gazının epey üzerinde. Dolayısıyla toplam maliyete baktığınızda tarifelerde her kesim sübvanse edilmeye devam ediyor. Diğer taraftan dünyada kömür fiyatlarında da ciddi artışlar oldu. Türkiye’de ithal kömür kullanılarak yapılan elektrik üretimi, toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 20’sine denk geliyor. Döviz kurlarındaki yükseliş de maliyet
problemini katlayarak arttırıyor. Zam yapılmasını kimse sevmez; ancak maliyetleriniz artıyorsa, siz hiç zam yapmasanız bile bu sübvansiyonun bedelini gene halk karşılar; dahası bu şekilde maliyet farkının bedelini o gazı ve elektriği kullanan da kullanmayan da herkes cebinden öder.

BARAJLARA GELEN SU MİKTARI TÜRKİYE UZUN YILLAR ORTALAMASININ YÜZDE 50 ALTINDA
Bunların yanında, bolca konuşulduğu üzere 2021 kurak bir yıl. Yani barajlara gelen su miktarı Türkiye uzun yıllar ortalamasının yüzde 50 altında. Kurak ve yağışlı yıllar genelde birkaç yıllık döngüler halinde değişse de, uzun dönemli trende baktığımızda maalesef gelen su miktarının azaldığını görüyoruz. Ülkemizin kurulu gücünün yüzde 32’si, yani 31 bin MW’lık kısmı, hidroelektrik santrallerinden oluşuyor. Dolayısıyla buradaki ciddi düşüşler sistemi de önemli ölçüde etkiliyor. Bu durum arz güvenliği açısından termik santrallerin önemini arttırıyor.

ELEKTRİK TÜKETİMİNDE DE CİDDİ BİR ARTIŞ VAR
Ayrıca bildiğiniz gibi ülkemizde elektrik tüketiminde de ciddi bir artış var. Sanayimiz bir süredir sürekli ve ciddi bir artış halinde. Bunu sıcak havalar, turizm sezonu ve gelen turist sayısında yükselme kaynaklı tüketim artışı takip ediyor. Rüzgar da az estiği zaman, yani RES’lerimiz düşük kapasite ile çalışırken, termik santrallerin bile kapasitesini zorlayacak kadar ciddi bir talep oluşuyor. Bu santrallerde
meydana gelebilen arıza ve zorunlu bakımları da hesaba katarsanız, bazen sistem bıçak sırtında işliyor. Yaz döneminde, açık havalarda güneş santrallerinin önemli bir katkısı olduğunu da söylemeden geçmemek gerek. O nedenle özellikle bu katkının düşeceği Ekim gibi aylar için de hazırlıklı olmalıyız.
Demek ki bir süredir söylediğimiz gibi, yeni kapasitelere ihtiyacımız var.  Fiyatların yükselmesi,
yatırımcıya yeni santral ihtiyacı olduğunu söyler. Şöyle düşünün, santraller talebe şu anda zor yetişiyorsa, birkaç sene sonra sorunumuz çok daha ciddi olacaktır.

ÜLKEMİZDE ELEKTRİK FİYATLARI AVRUPA’DAKİ BAZI ÜLKELERİN ANCAK YARISI KADAR
Birkaç senedir $35-40/ MWh seviyelerinde dolaşan spot elektrik fiyatları, şu anda $55/MWh seviyelerinde; yılın geri kalanı için beklentiler de $50/MWh’in altında. Ülkemizde elektrik fiyatları Avrupa’daki bazı ülkelerin ancak yarısı kadar. Zaten serbest piyasa fiyat artışlarına hemen tepki veriyor ve kısa sürede yeni kapasite çalışmaya başlayarak fiyatları dengeliyor. Eğer fiyatlara müdahale etmeye çalışırsanız, o zaman bazı santraller gün öncesi piyasasından kaçıyorlar; bu da sistemde sıkışıklık yaratıyor Fiyatların dalgalanmasına izin vermek, gerek ticaret şirketleri gerekse büyük tüketicileri risk yönetimi yapmaya teşvik eder; bunun yanında vadeli piyasaların gelişmesine yardımcı olur. Her fiyat dalgalandığında sözleşme fesihlerinin konuşulması bize üretici, tedarikçi ve tüketici şirketlerin bir kısmının bu risk yönetimini doğru şekilde yapmadıklarını veya yapamadıklarını gösteriyor. Bence en önemli konu bunun nedenlerini irdeleyip; piyasaya yönelik kronik sorunları artık çözüme kavuşturmak olmalı.

ETD BAŞKANI BURAK KUYAN

FİYAT ARTIŞLARI BİRDEN FAZLA FAKTÖRDEN KAYNAKLANDI ELEKTRİK ÜRETİMİNDE KULLANILAN İTHAL YAKIT MALİYETLERİNDE CİDDİ ARTIŞLAR MEVCUT

Elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yapılan artışta doğal gaz ithalat maliyetlerindeki artış, kur artışı ve kuraklık gibi birden fazla faktörden kaynaklandığını görüyoruz. Doğal gaz ithalat maliyetleri ve Gün Öncesi Piyasası’nda (GÖP) oluşan fiyatlar bu şekilde artmaya devam ederse dördüncü çeyrekte yüzde 20-30 oranında bir zam ihtiyacı daha olabilir. Doğal gaz tarafından halen yaklaşık yüzde 20’ye yakın bir zam ihtiyacı daha var. Ticaret tarafında baktığımızda ne yazık ki müşteri boşaltmaların başladığını görüyoruz. Piyasada 2018’de yaşananlara benzer bir dönem olduğunu görüyoruz. İkili anlaşmalarda tekrar fesihlerin yaşanması ve ticaretin daralması bekleniyor. İkili anlaşmalarda fesihler olduğunda şirketler zarar ediyor, iflaslar yaşanabiliyor. Dağıtım şirketlerinin finansman yükü artacak. Son Kaynak
Tedarik Tarifesinden (SKTT) elektrik alan bir sanayici normal tarifeden alsa şu an daha ucuza alır. Piyasadaki bir gelişme diğer tüm dinamikleri de alt üst ediyor. Elektrik talebinde çok ciddi bir artış var, emre amadelikler ise çok sınırda seyrediyor. Birkaç santralde sorun yaşansa sistemi sıkıntıya sokabilir yaz döneminde. Akkuyu Nükleer Santrali devreye girene kadar önümüzdeki 2-3 yıllık dönemde sistem, tüketimin arttığı dönemlerde zorlanabilir.

Login

Welcome! Login in to your account

Remember me Lost your password?

Lost Password